Dünya genelindeki tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Samsung, Xiaomi vb.) ana işletim sisteminden (iOS veya Android) tamamen bağımsız ve izole olarak çalışan Baseband (Anabant) işlemcilerinin firmware yazılımlarında yer alan donanımsal açıklar, cihazınız kapalıyken bile hücresel ağlar üzerinden konum ve ses verisi sızdırılmasına neden olan kanıtlanmış bir gözetleme gerçeğidir. Siber güvenlik dünyasında "Baseband Attacks" olarak bilinen ve siber istihbarat servislerinin (NSA, GCHQ) ve özel casus yazılım firmalarının (NSO Group - Pegasus gibi) aktif olarak kullandığı bu açıklar, ana akım medyada neredeyse hiç işlenmez. Telefonunuza yüklediğiniz hiçbir antivirüs veya siber güvenlik uygulaması bu katmanı denetleyemez; çünkü Baseband işlemcisi, cihazın ana işlemcisinden (CPU) daha yüksek bir yetki düzeyine (Kernel üstü ayrıcalıklara) sahiptir ve doğrudan baz istasyonlarıyla şifresiz kriptografik protokoller üzerinden haberleşir.
Kullanıcıların telefonlarına hiçbir zararlı uygulama yüklemeseler dahi cihazlarının uzaktan hacklenmesine ve ortam dinlemesi yapılmasına yol açan asıl zafiyet, Qualcomm ve MediaTek gibi üreticilerin Baseband çiplerinde kullandığı RTOS (Real-Time Operating System) işletim sistemlerindeki bellek taşması (Buffer Overflow) ve sahte baz istasyonu (IMSI-Catcher / Stingray) açıklarından kaynaklanır. Casus yazılımlar veya istihbarat servisleri, set ortamlarında veya kamusal alanlarda kurdukları yapay bir baz istasyonu üzerinden telefonunuza özel bir radyo frekansı sinyali (OTA sinyali) gönderir. Bu sinyal, telefonun işletim sistemine hiç uğramadan doğrudan Baseband çipine sızar, modemin hafıza bloklarını ele geçirir ve mikrofon ile GPS modülünü arka planda sessizce aktif hale getirerek tüm verileri hücresel ağ üzerinden dışarı pompalar.
Akıllı telefon üreticileri ve telekomünikasyon şirketleri, Baseband katmanındaki bu mutlak kontrol ve sızıntı mekanizmasının son kullanıcılar tarafından fark edilmesini engellemek adına, telefon ayarlarına "Cihazınız uçtan uca şifrelenmiştir ve donanımsal korumalı güvenli çekirdek (Secure Enclave / Knox) ile korunmaktadır" şeklinde pazarlama odaklı maskeleme beyanları yerleştirmektedir. Tüketiciler telefonlarındaki şifreleme sistemlerinin kendilerini her türlü siber tehdide karşı koruduğunu sanırken, arka plandaki Baseband modemi bu güvenli çekirdeklerin tamamen dışındaki izole bir veri yolunu (bus hattını) kullanarak çalışır. Bu endüstriyel örtbas operasyonu, siber güvenlik konferanslarında (Black Hat ve DEF CON) bağımsız donanım mühendislerinin ve tersine mühendislik uzmanlarının, açık kaynak kodlu yazılımlarla baz istasyonu simülasyonları kurarak Baseband çiplerine gönderdikleri ham komut kodlarının cihazlar tarafından kayıtsız şartsız kabul edildiğini kanıtlamasıyla tamamen deşifre olmuştur.
Baseband işlemcilerinin sizden habersiz radyo frekansları üzerinden veri sızdırmasını ve cihazınızın otonom bir casus kameraya dönüşmesini engellemenin tek kesin ve fiziksel yolu, cihazı elektromanyetik olarak dış dünyadan tamamen yalıtan "Donanımsal Faraday Keseleri" (Faraday Bag) içine yerleştirmektir. Telefon kullanılmadığı anlarda veya kritik toplantılarda bu özel metalik lifli kılıfların içine konulduğunda, baz istasyonlarından gelen ve Baseband çipini tetikleyen hiçbir OTA sinyali cihaza ulaşamaz ve cihaz ağdan tamamen kopar. Yazılımsal düzeyde alınabilecek tek rasyonel önlem ise, özellikle Android cihazlarda gizli ayarlar menüsünden veya operatör kodları girilerek "2G Aktarım Protokolü" seçeneğini kalıcı olarak kapatmaktır; çünkü casus yazılımlar ve sahte baz istasyonları (Stingray cihazları), Baseband çiplerini hacklemek için telefonun şifreleme korumasını en zayıf hücresel ağ standardı olan 2G moduna düşmeye (Downgrade Attack) zorlarlar; bu mod kapatıldığında cihazın donanımsal siber defans hattı maksimum seviyeye çıkacaktır.